Sayfalar

Diyar Diyar Anadolu - Lezzet Durakları 1 : Güney Kebap-Isparta

Yeni bir yazı dizisi ile karşınızdayız. Burada artık sizlere yurdum entelinin, efendim gurmesinin ayak atmaya
çekineceği aslında 10 numara mekanları lezzettir, servistir, temizliktir filan kriterleriyle beraber tanıtacağım.

İlk mekanımız Isparta şehri sınırları içerisinde merkez ilçede bulunan küçük, şirin bir mekanımız. İsmi Güney Kebap, Pide & Lahmacun Salonu (G.K.P.L.S.). Evet, çok afilli bir ismi yok. Efendim ben önce koordinatları bildirmek istiyorum. Mekanımız, Isparta şehir merkezinde Mimar Sinan Caddesi olarak bilinen ( zaten 2 caddesi var.  bu üstteki olan) halk arasında da çarşı olarak telaffuz edilen yerde Mimar Sinan Camii Şerifi başlangıç noktası olarak alınırsa:
Önce karşıya geçiyosun sonra orada Isparta Petrol yazanesini (yazıhane la ben de biliyorum) buluyosun. Yazaneden devam edince ilk yerden değil 2. yerden sola kıvrılıyor oradan da hemen sağa kıvrılıyosun. Bu Formula-1'de şikan olarak tabir ettiğimiz şey mesela. Şimdi G.K.P.L.S (a.k.a Güney) levhasını gördün ve takribi 17 adım sonra oradasın. Mekana girme olayında 2 ihtimalin  var.. İlki hava sıcaksa ve dışarıda oturmaya müsaitse zaten dışarıda masalar vardır oraya çökülebilir. İkinci durum yani hava soğuksa zaten başka ihtimalin mi var salaklaşma, paşa paşa gir, otur içeri. Mesela kışın yakıtı talaş ve odun olan sobanın yanı masalar reserved olsa da siz erken rezervasyonla kapabilirsiniz, olmadı ismimi verin kafi ;) Ohh şükür, en sonunda mekanı bulup, oturabildin...



Servis kısmına geçersek o kısım bir adet peçete, çok ilginç bir şekilde bir adet çatal-bıçak ve kaşıktan
oluşuyor. Defaatle yıkandığı için ve yenisi ile değiştirmek kelimesi Divan-ı Lügati't Güneyde olmadığı için renk olarak yer yer beyaz, kısmen griye kaçan tonlarda, içinde rulo yapılmış saman kağıtları bulunan bardaklar ise masada sabit olup bir adet çeşme suyuyla doldurulmuş surahi bulunmakta. Sıcak zamanlarda Coca-Cola dolabında soğutulmuş şekilde sunuluyor. Özenle doğranmış ekmekler de pembiş-beyaz alacalı sepetlere konuşlandırılmış.(yazar bu paragrafta hangi anlatım biçimini kullanmıştır?) Bitince kendin yenisini alıyosun. Yani biz öyle yapıyoduk. Daha doğrusu gurme ekibimizden ÖFA yapıyordu.

Servis elemanları ise işinde uzman, hızlı, güleryüzlü kişilerden oluşuyor... 2 eleman abi-kardeş çalışırlardı mesela. Sonra biri ayrıldı heral karı-kız ayağına.(sarı bi hatundu o da, ne zaman gitsek ordaydı lan) Onun da bi yancısı vardı beyaz gömlek, deri ceket gezen bi genco (konuyu dallandırıp budaklandırıp ayrıntıya girme eğilimi) Diğer kardeş iş etiğine ve ahlakına uygun olarak emekliliğine kadar orada çalışacağını beyan etmişti. Sonra kebap yapan abimiz var bir tane o da Susam Sokağı'ndaki Kırpık gibi kebap yapılan yerden hiç çıkmaz kebabını yapar, kebap yapmadığı zaman soğan neyim doğrar, söğüş yapar.. Haa pardon çıkıyodu lan. Pide fırınından kürekle köz almaya çıkıyor. Evet, kül... Evet, kürekle... Evet, pide fırınından... Bir abimiz daha var ki o en evlere şenlik olmasına rağmen bonservisiyle beraber Güney'den ayrıldı. Antepsporlu eski topçu, Gassaraylı Ayhan Antepsporda oynarken tanıştığını iddia eden bu abimizle diyaloglarımız yazı dizimizin ileriki bölümlerinde...
Sonra en kral servis elemanı yaşça en küçük olanıdır. Her türlü nazınız geçer.. Salata iste verir ama "söğüş
mü kardeşim" dediği zaman "yok salata" deme, Güney sınırları içerisinde kimse söğüşe salata diyemez bebeğim! Bu görev yemek gelmeden salata bitirme yetisine sahip gurmemiz İsmail tarafından yerine getirilirdi.

Şimdi geldik ne yiyeceğiz konusuna. Efendim müessesenin menüleri çeşitlilik (pide, kebap, lahmacun boru değil) gösterse de biz tattığımız, tecrübe ettiğimiz menüleri şettiricez. Sonra "vay sen bok yedik dedin biz de onu istedik bok gibi çıktı" dersin sonra ben de ilkokul çocuğu umarsızlığında "ben kendimi şurdan atsam sen de atıcan mı yani" derim sonra da ilkokul örtmenlerime küfrederim, kafamdaki huni şöyle bi titreyiverir hacivatım..Şeyapmayın...
İlk olarak Mercimek/Ezogelin çorba, Tavuk Sote/ Tas Kebap, Salata combosu var. "Ayy götüm çok büyüdü bundan sonra hep beyaz et şeker" diyen tavuk soteyi seçer, sikinde olmayan tas kebabı. Çorba konusu opsiyonel. Damak tadına göre değişebilir ama ikisi de kraldır. Biz gün aşırı içerdik örneğin. Bir gün mercimek, bir gün ezo... ("Her gün yeni bir çorba")

İkinci Menu : Kuru, Pilav, Salata... İstanbul Çamlıcada yediğim kurudan sonra hayatımda yediğim iki numara kuru fasulle Güneyinkidir arkadaş. Ki birincisinin tabağına bilmem kaç kaat bayıldığım için zaten güzel olmaması durumunda mekanla beraber Çamlıcayı da yakardım ben.. Ama karabiber falan atarken dikkat, kapağı çıkıp alayı tabağa dökülebiliyo. Bunu tecrübe eden gurmemiz ise bendeniz efenim. Ama menümüze bunu kazandıran üyemiz ise Onur arkadaşımızdır.

Üçüncü Menu: Bunu en sona saklamamızın sebebi onunla duygusal bir bağımızın olması. Hani 80 tane karıyla/herifle çıkarsın sevişirsin ama sonuncusuyla evlenirsin ya. Hani en son olanı özeldir mi deniyor ne deniyor, o hesap..Ya ben de bilemiyorum bu genel-geçer ilişki dalgasından olayı nasıl kuşbaşılı pideye bağlayacağımı.. Derken bağlamışım bile... Evet, kuşbaşılı pide, açık ayran, salata.. Yani Güney olarak bu alanda uzmanlaşmış adamlar. Sipariş almaya gelen eleman "efendim spesiyallerimizde kuşbaşılıyla ayran var" dese yeri.Yok böyle bir tat..Güney Special budur, Güney'in farkı budur ! Bunu 1,5 kuşbaşılı pide, 1 bardak ayran, ve salata olarak şiddetle tavsiye etmek istiyorum. .Öncesinde tabi az mercimek/ezo ardına tek kuşbaşılı bir kombinasyonla da karınlar doyar... Kafama da yattıııı, hoşuma da gittiiii..





Diğer menüler ise taze fasulle, patlıcan musakka, tavuk haşlama, ıspanak gibi mevsimlere ve enflasyona göre
değişen muhteviyattalar. Musakka konusunda ekip üyelerimizden Şamil'in görüşlerine başvurulabilir.

Fantazi Menuler: Camış gibi öğlen 1'e kadar uyudun mu? Sabah kahvaltısı yapsan sakat mı? Öğle yemeği yesen midene mi zarar? Evet, Brunch mı yapmak istiyorsunuz? O zaman doğru adrestesiniz! Brunch olayında işkembe, ezo ve mercimek seçenekleriyle Güney Kebap Cumartesi akşama kadar, Pazar ise ikindiye kadar hizmetinizde ! Meali: az çorba içip siktir olup gidiyosun süper oluyo..
Isparta şiş olaylarına hiç girmek istemiyorum cicim. 81 vilayetin kendine ait kebabı var yahu zaten. Uşak şiş, Artvin şiş veya Batman şiş arasında 8-10 tane fark bulabilen gurmenin yancısı olurum, 40 yıl kölesi olurum. Ya da olmam, bilemiyorum. Eahh başlarım lan ! Şehir ile aynı ismi taşıyan şiş kebabınıza 1 size 2 be..!

Şimdi karınları doyurduk, tatlı mevzusu vuku bulduysa künefe neyim fena yapıyorlar diye çeşitli feedbackler aldığımı söylemeliyim. Ama yemedik. Sonracıma yemeklerden sonra çaylar şirketten abicim. Vay o kadar yedik bardağı bi milyondan iteklerler deme. Yak sigaranı iç işte rahat rahat. Adamın ahsabını bozma. Fiyatlar konusu ise oldukça bütçe dostu. Son derece maliyet-etkin..
Bir güzellik daha: Karanfil ve kolonya da şirketten. Hatta yediğin şey 5.5 ise sende de 500 bozuk yok 5 var ise problem edip karta filan abanmayın. (eveeeeet, kredi kartı geçerli müessesemizde) Diyalog muhtelemen şu şekilde gelişecektir:

+: Müşteri
-: Hesabı alan mekan sahibi abi

- Ne vardı apisi?
+Abi benim 1,5 bucuk kuşbaşılı, bi de açık ayran vardı

( makinayla hesaplamalar, kolonyalanmalar, karanfillenmeler)

- 5 bucuk apisi
+ Abi 5lik var bi de 20lik var,  bucuk yok yeeaaa
- Tamam 5 ver apisi ayıp ediyosun

(karşılıklı sırıtmalar)

+  çok saol abi 
-   afiyet olsun apisi 
+  kolay gelsin abi 
-   saol apisi
+  hayırlı işler abi
-  güle güle, güle güle apisi

(vedalaşmalar)

Olm sırf şu adam fazla fazla "apisi" desin diye mekandan ayrılma seremonisini bu kadar uzun tutuyodum lan :)
Halbuki normali nedir:

+   çok saol abi, kolay gelsin, hayırlı işler
-    güle güle apisi saol

Evet, bu sefer ki Diyar Diyar Anadolu Lezzet Durağı konuğumuz Güney Kebap idi. Gelecek yazımızda başka diyarlarda, başka tatlarla tanışmak üzere esen kalın, hoşçakalın...

Hiç yorum yok:

}